21 Ağustos 2017 Pazartesi
 
Ana Sayfa

Kazaların Gerçek Tarifi

Kazaların Gizli Sebepleri

Trafik Cinayetleri

Nasıl Kaza Yapılmaz?

Bir Kaza Durumunda

Ölmeden Önce Ne Yapardı?

Avrupa'nın En Kötü Sürücüleri

Gündüzleri Far Yakılır mı?

Otomobil Güzeldir Ama!

Öldüren Hız

Durma Mesafeleri

Yorgun Sürücüler

Kimlikler

Grup Baskısı

Cep Telefonu Dehşeti

Alkolün Tüm Zararları

Uyuşturucular ve İlâçlar

Kendinizi Test Ediniz

Sevgili Gençler

İstanbul Haritası

Kameralı Yol Durumu

TÜTEV'de İş İmkânı

Ziyaretçi Defteri

 
 
Anket
TRAFİKTE EN ÇOK HANGİ SÜRÜCÜLERDEN RAHATSIZ VE TEDİRGİN OLUYORSUNUZ?
 
GÜNDÜZLERİ FAR YAKILIR MI?
 

Farları yakmanın sebebi bellidir: Görülemeyen yolun aydınlatılması. Sisli havalarda ise yalnızca sis farları yakılır. Ülkemizde son yıllarda gündüz far yakılmasını teşvik etmek için, sebebi bir türlü anlaşılamayan bazı kampanyalar yürütülmektedir. Gerekçesi de “aracın iyi görünmesi” olarak ifade edilmektedir. Halbuki bu uygulama, neredeyse yılın tamamında havaların sisli, bulutlu veya yağışlı olduğu İskandinav ülkeleri ve biraz da İngiltere için geçerlidir. Bir iki kış ayı hariç, görüş alanının devamlı açık olduğu Türkiye için böyle bir uygulama söz konusu bile edilemez. Bu güne kadar hiçbir kazazedenin, “Ben aracı göremedim” dediğini duymadığımıza, kazalarla ilgili hiçbir istatistikte de “Aracı Görmeyenler” bölümü bulunmadığına göre, bu uygulamanın çok saçma olduğu ortaya çıkmaktadır.

Yazın sıcağında, bütün araçların farlarının açık olduğu bir şehirde, hem güneşin parlaklığı, hem far ışıkları beyinlere müthiş bir baskı uygulamaz mı? Bu baskının, yayalar ve sürücüler için müthiş bir stres kaynağı olabileceğini düşünmek gerekmez mi?

Ayrıca, uzun huzmeli farlarını yakan bazı gösteriş meraklıları hem insanların gözlerini kamaştırmakta, hem de “hastası olabilir” zannıyla, geçiş üstünlüğü imajı yaratmaktadır. Kısacası en azından şehir içinde gündüzleri far yakmak, sadece bu yönleriyle bile toplum için çok zararlı olabilmektedir.

Gerçekten iyi niyetli olan ve bir kazaya sebebiyet vermemek için her söylenene inanarak bu konuda ne mümkünse yapmaya çalışan titiz insanları tenzih ederiz ama, günlük güneşlik havalarda, şehir içinde far yakmak, davranış bilimi ile uğraşanlar tarafından dikkat çekme, ilgi uyandırma, fark edilmeye çalışma, gösteriş hastalığı olarak değerlendirilebilir.

Denizde su olduğunu balıklara anlatmak...!
Binlerce aracın arka arkaya, vızır vızır işlediği zaten bilinen caddelerden, “bazı arabaların geçtiğini” far yakarak “haber vermeye” çalışmak, insanları aptal yerine koymak değil midir? Bu anlayış, denizde yüzdüğünü zaten bilen balıklara, birde “denizde su var” diye tabelâ göstermekle aynı anlama gelmez mi?
Yalnızca şehirlerarası yollarda, yeşil veya araziye yakın renkteki araçların, -kısa huzmeliler olmak üzere- gündüz far yakması kabul edilebilir.

Sadece motosikletlerin küçük olmalarından dolayı; dikkat çekmeleri ve kolay görünmeleri için gündüz far yakmaları, hem gerekli, hem de mecburidir.

Sözün özü;
Onun bunun ne dediği her zaman çok önemli olmayabiliyor. Bazen akıl yolu ile hadiseleri değerlendirmek insanı alır, kısa yoldan doğru sonuca götürür: Zaten aklın yolu birdir. Meselâ Temmuz-Ağustos sıcağında eğer soba ve kalorifer yakılırsa, gündüzleri de far yakılır.

Hülâsanın özeti: Yüzlerce aracın arasında sırıtan bazı “Kandıralı”ları görünce ne düşünüyorsanız, doğrusu odur…!

 
 
Geri
 
 
Anasayfa | Kullanım Şartları | İletişim
© Copyright 2007 TÜTEV. Türkiye Trafik Eğitimini Geliştirme ve Kazaları Önleme Vakfı